251 bin dev öğrenci projesi- pardon kazığı!
Manisa valiliğinin bu öğretim yılında başlattığı projedir. Proje, öğrencilerin tüm yönleriyle gelişimleri desteklemeyi hedefliyor sözde. Kitap dağıtıyorlar, Manisa’yı tanıtan karpostallar dağıtıyorlar, bildiğin polyanna tadında bir proje gibi geliyor insanın kulağına…
Ama ne var ki, isterseniz “komplo teoricisi” deyin, isterseniz başka bir şey, valilik bunu kasasına para doldurmak için yapıyor. Çok ağır bir itham ancak, dikkatlice düşününce ve bugün karşılaştığım olay sonucunda bu kanıya vardım.
Olay şu, müdür konuşmasında 251 bin dev öğrenci projesi kapsamında 251 bin öğrenciye karpostal ve kitap satılacağını, bunu almamak gibi bir lüksümüzün de olmayacağını söyledi. Yuh artık, pes!
Vali, uzun zamandır ilk defa bir proje yapıyorsun tamam ama bu kitaplardan niye para alıyorsun be adam! Adını sanını duymadığım insanların kitaplarını gelmiş önüme koymuşlar. “Kendi kutup yıldızını bul” bulmuyorum kardeşim! istemiyorum.
Bir de işlerini iyi yapıyor bu vali, 18 Mart Şehitleri Anma gününden sonra, Sarıkamış ve Çanakkale üzerine iki yeni kitap bastırmış, satıyor bize. Kitaplar ve yazarları şöyle: “Karlara Gömülen Tarih – Sarıkamış” Ali Ulurabsa, “Çanakkale… Ah! Çanakkale” Aydın Ayhan. Kitapların fiyatı 5 lira.
Sizler kimsiniz be! Tanımıyorum ben bu yazarları, bilmiyorum bu kitapları. Böyle özel bir günü bile ticari bir malzeme yapan valiyi de, buna karşı çıkmayan lise müdürünü de kınıyorum. Tamam 5 lira gözünüze az gözükebilir, ama bu parayla gidip M. Akif Ersoy’un şiirlerinden bir derlemeyi ya da “120″ filminin CD’sini alabilirsiniz.
Küçük bir matematik hesabı:
251 bin dev öğrenci x (5 Lira “Çanakkale ve Sarıkamış kitapları” + 5 Lira “Kendi kutup yıldızını bul” + 0,75 “karpostallar”) = 2,698,250,00 Türk Lirası.
Ehem- hadi hepinime “geçmiş” olsun!
Valilik Geçirmeye Devam Ediyor!
Konser organize etti bizim vali.İşte internet üzerinden oylama ve saire. Derken sonunda 10 Liraya biletleri satmaya başladılar. Bizim okula 200 bilet göndermişler, ancak 37 tane satılmış. Baktılar ellerinde kalıcak, yarı yarıya düşürdüler bilet fiyatlarını. Yine ellerinde kalmış olacak ki, en son okuldaki herkes iki lira getirsin! diye duyuru yaptılar. Okul, valiliğin kararına uymak zorunda ama, burada yazdığımı okuyan birileri varsa, diyorum ki: Bu işe dur demenin vakti gelmedi mi?
İşbank havale ücreti 4 lira olmuş…
Benim bildiğim bankalar, vadeli hesaba para yatıran kişinin vadesi dolana kadar bu parayı bir başkasına kredi olarak vermesiyle para kazanır. Ama günümüz bankaları en ufak bir işleme dahi para olur olmuşlar haberim yok!
Tabii bu zamana kadar bankalara işim düşmezdi. Öğrenciyim, ancak bursumu almak için kullanırdım bankayı. Ancak geçenlerde hadi internetten kitap alayım dedim. Her zaman olduğu gibi kitapyurdu’na girdim. Siparişimi oluşturdum. Bankaya gittim. Parayı yolladım. Makbuzu elime alınca fark ettim ki, 4 Türk Lirası havale bedeli kesmiş. Yuh! İnsan mısınız kardeşim siz? Ben kaç para gönderdim ki, siz o kadar kesiyorsunuz! Bankalar azıtmış kardeşim, yok ondan kes, yok bundan kes derken zengin oldu bu bankalar. Bir dur demek lazım.
Sonuçta o 4 lira bana girdi. Mevla az olabilir ancak günde yüz bin havale gerçekleşse, bankanın kazancı 400.000 Türk Lirası. Miss…
(Bu yazıda viral reklam yoktur, viral haykırış vardır!)
Fıkrasına gülünmeyen adam
Adamın adı: Hasan Mezarcı
bugün bi arkadaş anlattı, çok hoşuma gitti. bi laz fıkrası anlattı. laz hep diyomuş ki çevresine, “ben bak hastayım, ben hastayım, ben hastayım” diyomuş, kimse dinlemiyomuş kendisini. “ben hastayım, ben ölücem, bana bakın” filan…
sonra demiş, “ben ölürsem mezar taşıma böyle yazın” demiş. mezar taşına yazmışlar: demiş ben hastayım dedim dedim bana inanmadınız, bak noldu şimdi?
heheh. ha? yani, bizim lazın mezar taşında öyle yazıyomuş. ben hastayım dedim dedim bana inanmadınız nooldu şimdi? gördünüz mü?
Muck dizisi bitti mi?

Malesef arkadaşlar, M.U.C.K. dizisi bitti. İlk bölümlerde istenen başarıyı elde edemeyen dizi dokuzuncu bölümünde ekranlara veda etti. Sinan Çetin’in en iddaalı yapımı olarak kabul edilen dizide çatırdamalar daha ilk bölümlerden başlamıştı. İlk bölümlerde istenen başarı sağlanamadı ve iki önemli başrol kadrodan çıkarılarak yerlerine aceleyle başkaları bulundu. Sinan Çetin ayrıca senaristleri de değiştirdi. Ancak adam ne yaptıysa nafile, tutmıycağı varmış. Devamını oku…
Kraliyet Ailesinde Beden Dili
Bunca zamandır TRT-2′nin hızlı haber akışını işitme engelli vatandaşlarımız için beden diline çevrildiği için gururla karşılamıştım. Okan Bayülgen’i de izlerim ara sıra. Farklı bir adam, “adam hayatını yaşıyor abi!” dedikerimden. Şu sıralar tv8′de haftanın beş günü yayın yapan Okan Bayülgen bundan böyle Kraliyet Ailesi programlarında sürekli beden dili çevirmeni ile yayın yapacak.
Program yayınlanırken ekranın -izlerken- sağ alt köşesinde hafif tombul bir ablamız tarafından konuşulan her şey ve söylenen şarkıların sözleri beden diline çevriliyor. Çok tatlı bu ablamıza kolaylıklar diliyorum zira Okan Bayülgen’in arada bir hızlı çıkışlarını çevirirken bir hayli zorlanacak. Geçtiğimiz Medya Kralı programında konuşmaların hızına yetişemeyen çevirmenimizin durumunu fark eden Okan Bayülgen, mola vermişti. Devamını oku…
Blogspot (Blogger) domain yönlendirme
Karşılaştığım host problemleri nedeniyle açtığım son iki siteyi (karikatürsitesi ve +18 karikatürler) blogger üzerinden açtım. Blogger’ı alan adına yönlendirme sandığımdan çok daha zormuş. Çünkü alan adınız Google’ın desteklediği (ihs, ixir gibi) şirketlerden alınmadıysa dnspark ile işlem yapmak zorundayız. Şu an bildiğim tek alternatif bu, sizin başka önerileriniz varsa yorum olarak belirtebilirsiniz. Neyse konumuza dönelim; Devamını oku…
Hipnoz
Hipnoz, bir başkasının sizi kontrol etmesi olarak açıklanabilir. Hipnoz ilk defa kanserli hastalar üzerinde denenmiştir, bunun sebebi kişilerin çok acı çekmesi, hipnoz yöntemiyle bu acının giderilebileceğinin düşülmesi olmuştur. Daha sonraları çeşitli psikolojik ve bedensel hastalıkların tedavisinde de kullanılmıştır hipnoz.
Hipnoz yapan kişinin bir uzman olması gerekir. Herkes hipnoz olmaz, öncelikle bireyin hipnotize olmayı istemesi gerekmektedir. Kişi eğer istemiyorsa boşuna kürek çekersiniz. İstiyorsa da olmama ihtimali var. Grup şeklinde hipnoz yapan uzmanlar da bulunmaktadır.
Hipnozda bütün ilgi tek bir noktaya (saat, madalyon, resim) odaklanır ve beynin savunma sisteminin kendini bırakması hedeflenir. Bu sayede uzman beyne erişir, bilinçaltını açığa çıkartır.

